21 Aralık 2010 Salı

..................................................................

................................... Halbuki bu ülkenin nasıl bir ülke olduğunu anlamak için şu üç şeye bakmak yeter.................................................................................... 1-Namık Kemal'in torunu müntehir Cezmi'ye.......................................... 2-Cenap Şehabettin'in şizoit oğlu Şadıman'a.................................................. 3-Mehmet Akif'in, Beşiktaş pazarında açlıktan ölen ve ölüsü pazar sandıkları arasında bulunan subay oğlu Emin'e'........................................ bakmak y e t e r !........................ Cezmi, kendini tabancayla vurdu.................................................... Şadıman'ın ağzından -korkudan olsa gerek-ömrü boyunca "fasülye"den başka kelime çıkmadı........................Emin diri diri aç mezarına gömüldü...... Not:Lütfen boş bırakılan yerleri doldurmayın:Meleklerin ayak izleridir !

VEBA BOZASI

KÜRESEL BİR EPİDEMİ YA DA NEYZEN TEVFİK VE ŞAİR EŞREF İLE SÖYLEŞİ Neyzen Tevfik der ki:-Veba bazan şiirden iyidir.Bu veba ihaneti tüm küresel zalimleri,tüm işbirlikçileriyle öldürür.SAdme ve lirik kariaa. Şair Eşref hemen ekler:-Şair de olsan, Allame de olsan, Firavun da olsan, Nemrut da olsan ey şaiR bozuntusu; dair e'nin alan formülü, piçarpırekare/ çemberin çevre formülü de iki.pi-re olsa , gene de pire götüne devve yarrağı sokamazsın.

14 Aralık 2010 Salı

HALBUKİ İKTİDARLA GÜL GİBİ GEÇiNENLER; YEMEKLERİNİ GÜL SUYUYLA PİŞİRSELER,SU YERİNE GÜL SUYU İÇSELER, OSURUKLARI GENE DE GÜL KOKMAZ...

HALBUKİ İKTİDARLA GÜL GİBİ GEÇiNENLER; YEMEKLERİNİ GÜL SUYUYLA PİŞİRSELER,SU YERİNE GÜL SUYU İÇSELER, OSURUKLARI GENE DE GÜL KOKMAZ... Evlilik, en az kırk yıl,aynı yorgana, karı koca osurmaktır. Kafka’ya sorarsanız, o da bekarlık intihardır diyor. Evlilik intihar değilmiş gibi sanki. İster bekar olup, aynı yorgana bir ömür tek başına osursun; ister evli olup aynı yorgana karı-koca beraber bir ömür osursun; bülbülle gülün aşk metoforu tam bir fecaat:Hayvan olan bülbül, aşkının ızdırabından geberse, bitki olan gül ile aynı yastığa istese de baş koyamaz … Bekarlar,bülbül-gül metoforuna sahiden inananlardır;evlilerse bülbül-gül metoforuna asla inanmayanlardır. Şöyle ki: Bülbül, imkansız bitki olan gülün aşkını bir süre sonra terk eder ve sevdiği bir kuşla hayatını birleştirir. Yani evlenirler.Durum böyle olmasaydı şu anda bülbül neslinden bahsedemezdik. Bülbül-gül metoforuna sadık kalan, sahiden inan ve kendini bu yüzden bir ömür yalnızlığa mahkum eden bekarlar !Bana bir aşk gösterin ki, bülbülden olma, gülden doğma olsun… Hayvan olan bülbülü, kavuşmasız bir aşkla bitki olan güle sevda tutsağı etmek, akıl işi değil, insaf işi de değil. Adına şiir de deseniz, adına siyaset de deseniz, gelin vazgeçelim bu bülbül-gül metaforundan… Halk dediğimiz hayvan bülbül, iktidar dediğimiz bitki gül mü yoksa. Fetişizm şudur: Gül, yemek yemez, kenefe çıkmaz .. Halbuki iktidarla gül gibi geçinenler; yemeklerini gül suyuyla pişirseler, su yerine gül suyu içseler, osurukları gene de gül kokmaz... İnanmazsanız bu uğurda dokuz yorgan eskitenlere sorun… Muktedir (gül) akıllıdır, müritlerininin (safderun bülbüllerin) yanındayken yemek yemez,kenefe çıkmaz ! O sadece ve sadece: Kokar,kokar,kokar….