29 Nisan 2011 Cuma

TOPLUMSAL AMNEZİ

.”YAKIN GEÇMİŞİMİZDEKİ SİYASAL YAŞAMIMIZDA TOPLUMUMUZU MAHVEDEN JANUS/ÇİFT KİŞİLİKLİLİK EPİZOTLARI VE 03 SENESİNDEN BERİ İÇLER ACISI HAL-İ PÜR MELALİMİZLE HAZİN Mİ HAZİN ÖRTÜŞMELERi Şevket Süreya Aydemir;Ali Adnan Menderes’te tanıtlanan Janus/çift kişiliklilik epizotlarını HER İKİ KİTABINDA ifşa ederken, Menderes’in en yakınlarına danışır, mesai arkadaşlarının tanıklığına başvurur.Janus/çift kişiliklilik patolojisi, akut tedaviyi zorunlu kıldığı gibi, cezai ehliyeti de mülga duruma düşürür. Hazin olan şudur:1946-1960 arasındaki dönemde %50’nin üzerinde oy alan A.A.Menderes hükümetlerinde, başbakanın bu patolojisi itinayla (!) saklanmış ve yakın çevresi dahil ,iktidar çevresi/dış ülkeler ve tarikatlar tarafından olabildiğince sömürülmüştür. Geçmişi hatırlayalım:Sultan İbrahim, ağabeyi 4. Murat’ın cesedi kendi penceresinin önüne getirilmeden, kendi yaşadığına ikna edilememiştir ,vasisi ve annesi Kösem Sultan’ın sözü/teminatı bile kâr etmemiştir,ancak ağabeyi 4 Murat’ın cesediyle ikna edilebilmiştir.Darbe endeşEsiyle ordunun en üst kademesini görevden alan A.A.Menderes, Sultan İbrahim’in evhamına tutulmuş, gene de bu makus talihten kendini kurtaramamıştır. 46-60 arasındaki dönemle; kişisel/siyasal/toplumsal özdeşim kuranlar,bu durumu ölçüsüz abartanlar; en nihayetinde,deveyi yardan uçuran bir tutam ottur. O ot da muktedirlerin sandığı gibi ölmezlik otu değil, ölüm otunun ta kendisidir. 46 seçimlerinden 60 ihtilaline gelesiye kadar, A.A. Menderes; Penolop’un örgüsü gibi gündüz ördüğü siyasi/toplumsal dantelayı, gece oldu mu sebepsiz çözmüştür.Bir de buna Janus/çift kişiliklilik akut epizotları eklenince, bir ağzıyla önce kabul ettiğini, diğer ağzıyla inkar etmeye başlamıştır.Sıfıra sıfır elde var sıfır! Sonun da sıfırı da tüketince, umarsızlıktan Sovyetlerden kredi almaya yönelince, Penolop’un dantelesının ipi değil amma ingiliz ipi boynuna geçirilmiştir. Menderes idam edilmeli değil, darül mecannine yollanmalıydı:ille de hesap sorulacaksa, A.A.Menderes’in ihtilal öncesi ve sonrası bu nazik durumundan istifade edenlerden /göz yumanlardan sorulmalıydı. İngiliz tuzu ve ipi maalesef buna izin vermedi… Günümüz siyasal iktidarının parlementerist demogojiyi aşırı aşan Janus (önce kabul/sonra inkar) sarmalı size hiçbir şey ifade etmiyor mu ? Toplumsal amnezi de işin tuzu biberi..

26 Nisan 2011 Salı

HOCA & NAİP KAPIŞMASI O’LURSA…..

HOCA & NAİP KAPIŞMASI O’LURSA….. -----------BU İKİSİNİ KİM AYIRIR-------------------- Bir vakit nasreddin hocanın yardımcısı nasrettin naip,kadılık yaparak geçinen nasreddin hocaya sual etmiş:-------------------------- -Her davaya çözüm buluyor, kelin perçeminden belik bile örüyorsun. Ama münafıklığı delillerindirecek,ortaya koyacak ne bir mahkeme ne de mekanizma var.yalan makinesi icat edildi,gene de elimiz kolumuz bağlı…---------------------------- Nasreddin hoca:--------------------------------- - Eğer samîmi ise kalbî ise hiçbir münafık avazla ve davranışlarıyla münafıklığını itiraf etmez,onlar kalbinde olmayanı abartır mübalağa eder,bunlara da envaı çeşit yobaz deyeruz.burada münafığıN yalan veya doğru söylüyo olmasının önemi yok.samîmi MÎ kalbî mi önemli olan bu… Nasrettin nahip:------------------------- -öyleyse önce bizim geçindiğimiz mehkemeye kilit vuralım,sonra da dünyanın üstüne…artık nereye kadar yolumuz varsa…oraya yollanalım dünyaca— -YOTU BE YOTU BE TÖĞBE TÖĞBE TÖVBE TÖVBE…İLH!-------------------------------------------tekzip ve şerh:---------- yukarıdaki yazıya ilişkin hoca ve naip ten bir tekzip aldım. naip ve hocanın oybirliğiyle ve dahi kendi kuru/sanal imzalarıyla e-postaladıklarrı bu tekzibi aynen dercediyoruz:----------------------"münafıklarla ilgili sohbetimizde yayınlananların hepsi doğru ama eksik:münafıkların sadece inananı olmaz, inanmayanları da vardır: ve bunlar herplatformda kendi aralarında işbirliğini şehvetle sever--------------/kuru/sanal imzalar:nasreddin hoca-nasrettin naip

25 Nisan 2011 Pazartesi

İŞEYEN ÇOCUK HEYKELİ VE GÜVERCİN MİTİNGLERİ…--------------------------

İŞEYEN ÇOCUK HEYKELİ VE GÜVERCİN MİTİNGLERİ…-------------------------- -NİYE YOKLAR?------------------------------------------ fil hortumundan farksız burnu yüzünden, 2.a.hamit tarafından sansürlenerek yasaklanan ilk oyun hangisidir hatırladınız mı?------------------------------------- Cyrano DE Bergerac!-------------------------------- 2.a.hamit, oyunun baş kahramanı olan Cyrano DE Bergerac ‘ın burnundan nem kapmış.------------------------------------ iktidara bulaşan ilk sansür nezlesidir bu.epidemiktir.ve hala A K 'tü'el'dir. ---------------------------------------- gelgeldim,tiyatro da SANAT DA arkadaşlık gibidir, köküne sansür denen kibrit suyunu ektin mi kurur,bir daha da yeşermez...------------------------------------------------------------------------------------- sonra da bomboş sahnede bomboş koltukların gözleri, alkışsız, yaşarır,yaşlanır...-------------------------------- sakın ıssızlığın nasıl yaşlandığını sormayın...---------------------------------------------------------------------- ıssızlık zamandan mekandan azadedir.-------------------------------------------------------------------------- şu da var: dünyanın en güzel heykeli hangisidir diye bana sorsanız, şöyle derim:önceleri heykeltraşlık yapan, geçinemeyince tiyatro aktörlüğünde karar kılan FLORANSALI meçhul heykeltraşın, ADETA TAŞTAN DEĞİL SU’DAN yONTTUĞU işeyen çocuk heykelidir derim. BU BÖYLEDİR.----------------------- üstelik işeme edimiyle, heykellerin kımıldamazlık ilkesini de yeknasaklığını da yerlebir etmiştir.------------------------------- elimde olsa, şeytanın ekşittiği suratlarıyla BOY GÖSTEREN dünyadaki bütün devlet başkanlarının, tükürük okkası suratlı belediye başkanlarının heykellerini yıktırırdım, kendilerini BİLFİİL def ederdim.---------- sonra da dünyanın bütün başıboş meydanlarına,güvercin mitinglerine eşlik etsin diye, işeyen çocuk heykelini diktiriRdim.--------------------------- her türlü ceberrutluğa, minicik pipisiyle meydan okuyan işeyen çocuk heykeli; brüksel'de o meydanda, kokuşmuş insanlığımızın üstüne işiyor,dünyayı arı-sili ediyor.--------------------------------- mitingde boy gösteren güvercinler de, uğurdur diye; kokuşmuş insanlığımızı, mırçttıkları uğurlarıyla temizliyor.---------------------------- su, işeyen çocuk heykelinden,;sabun, güvercin uğur’larından…-------------------------------------------------- şu da var: insanlar nerede, tüm dünyadaki insanlara ne oldu sahi…----------------------------------------- insanların topu, iktidarın sunduğu piyango gişelerinin önünde, önce voliyi ,sonra güvercinleri vurmayı, daha sonra da belediye’nin bocurgatlarıyla işeyen çocuk heykelini yıkmayı tasarlıyor…----------------------- encümen kararı ve mahkeme ilamıyla….

22 Nisan 2011 Cuma

ZEVK-İ TAHATDUR------------------- köşelerinde shell &self servis incili çvş fıkrası anlatmayı sevenlere ve bunları bıkmadan okuyanlara-

taçlarınızdaki incilerin;tespihlerinizdeki incilerinizin;boynunuzdaki zillet lalesinin (iktidar pandantifinin incilerinin) ömrü,SIKI DURUN:- sirke küpünün/fıçısınıN içinE VARASIYA KADARDIR.....SAHİ VARAN-KAÇ!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!

hezen arısından derin alıntı:'Hilmi'nin ipiyle cennetin kuyusuna bile inilmez'

Küreselci paradigmanın 'ar-ge' departmanına bağlı intelenjasiye:Şiirden anlamaz... Rozenberg çiftinde olduğunca,masum oldukları halde,karasıyla, akıyla, sarıyla elektrikli sandalyeye oturturlar, zinhar boylayacağınız yeri boylarsınız... Helva şuara gecelerinin Yavuz hırsızı Hilmi için ne demişti Cahit Külebi:'Hilmi'nin ipiyle cennetin kuyusuna bile inilmez' Pekiyi ama bu yazıda Hilmi nerede? Sakın cümle alemin methtettiği euvrüpa'nın 'mehdi'(!) minderinde olmasın... Hey gidi ahşabın merhameti,tahta kurdunun asaleti... Bu minval üzre merhum Çelik Gülersoy'un tespitlerini de bakılmalı... [Ve eklemişti Cahit Külebi: 'Eceli gelen fare,erkek kediyi kaşırmış' } Hezen Arısı/Katmandu

DELİLİĞE ÖVGÜ

DELİLİĞE ÖVGÜ -kısa türkiya tarihi---------------------------------------------------------------------------------- hiçbir deli, kendini toplumdan gizleyemez, saklayamaz.----------------------------------------------------- milyon güvercin içinde deli güvercin, kendini hemen belli eder.------------------------------------------------------- milyon güvercin, yemlenmek için, cümhuriyet meydanlarında,cami avlularında yemcilerin yanından ayrılmazken; deli güvercin, açlıktan, kendi yazısız mezartaşını gagalaya gagalaya ölür.-------------------------------------------------------- gariptir, cümhuriyet meydanlarındaki güvercinlerin rindmeşrepliğini anlarız da, şunu anlamayız: cami avlularındakii güvercinlerin de alnı secdeye varmaz. secdeye varmak için iki ayak ve bir alın yetmez, bir de iki el lâzım, iki işleyen el, yani ki iyicil emek lâzım.----------------------------------------------------- deli güvercin der ki:- çekilen tespihte hata olur, canla başla yaptığım teşbihte hata olmaz.------------------------------------------------------------------------ emeğin acısını çekmek, tespih çekmeye hiç benzemez.---------------------------------------------------------- not:hayatı anladığını sananlar, deklanşöre basıp birkaç enstantaneyle yetinirler, oysa devolopman şart. devolopman, fotoğraf sanatında, flu,gölgede kalan,loş, karanlıktaki bir objeyi veya durumu, film banyosunda öne çıkarmak,görünür kılmaktır.--------------------------------------------efraim soğaç

SEVDİĞİM BİR[H]ATASÖZÜ & ATAFORİZMA

SEVDİĞİM BİR[H]ATASÖZÜ & ATAFORİZMA:--------------------------------------------------"ÇUBUK İKEN ÇITLAMAYAN HEZEN İKEN K Ü L t l E M E Z" LAEDRİ/ANo-NİM

istihZa çelebi'den derin bir alıntı: BİZ MAZLUMLAR ÇAPAÇULUZ,KABUL...YA OJİAS'İN KASAPLARI NE OLUYOR BU DURUMDA....

Yazan:İSTİHZA ÇELEBİ | Tarih: 2009-10-23 19:24:19 Konu: BİZ MAZLUMLAR ÇAPAÇULUZ,KABUL...YA OJİAS'İN KASAPLARI NE OLUYOR BU DURUMDA.... Şanlı/şanssız Urfa'da'Peygamber'lerin ayakizlerini, mazlum/bebe kanlarıyla dolduranlar sadece nemrut ve nemrudiler değildir tarihte. Ojias'in, bebeleri/insanları kestiği 'Ojias mezbah'ı vardır bir de. Tarihsel Kıssa'mız şöyle:'Ojias, mezbahını yumaya karar verir,ama kan ve pislik yuncak gibi değildir.Bu sırada oralarda dolaşan hayta 'Herkül'ü çağırırlar:Fırat ve Dicle'nin yatağını değiştirir Herkül ve 'mezbahın'içinden geçirir:'Zulmün kanı'nı su bile yumaz... SU'yun 'şahitlik'teki muhkemliği buradan gelir zaten:Maazallah,'Su' 'aziz'dir, delil yok etmez,delil uydurmaz... İstihza Çelebi

20 Nisan 2011 Çarşamba

R. YUNUS İRDAL'DAN D E R İN ALINTI

ruhi yunus irdal diyor ki: --------------------------------------------------------------- moderniteden sızan nihilizmi eşeleye eşeleye inziva sedirinde hasatsız nirvana’ya ulaştı.asri mezarlıklarda çıkış yolu arayan modern şiirin çağcıl sırtlanlarına/janus’larına, her şiiri ölümcül bir şamardır. ruhi yunus irdal

HALİS KAVAK'TAN İKİNCİ D E R İ N ALINTI...........................

» salyangozun bol olduğu yerde kirpiler gezer ismet özel: egosantrizmle megolamanianın keşişlemeden estiği mefistosantrik belagatla yetinmez: yakılan masum insanların çığlıklarından gazete yazısı yapar: bu şan bu zata ölünceye kadar yeter! birbirlerine çok benzeyenler aralarında düello rüzgarları estirir: h.yavuzla aralarında düello rüzgarları hiç eksik olmaz..şiirimiz yavuz ve özel çaprazından nasıl mı kurtulur...bunun cevabını taraf'lı remil açarak içlenen eleştirmenler versin...şuara faunasını/florasını ezbere sayıp dökenler nerdesiniz...----------------------------- halbuki biz şair/şiir denilince pimpirikli kirpilere bile razıyız...----------------------------------- Ekleyen : halis kavak | Tarih : 07.10.2010

HALİS KAVAK'TAN D E R İ N ALINTI...............

'kuş öten bir yapraktır...' -------------------------- cyrano'nun arkadaşı şöyle der:'kuş öten bir yapraktır...'------------------- Büruç Suresinde CelleCelahü,-'inançları yüzünden yakılan tüm masumların,kendilerini yakan gaddarlar helak edilirken; masumların, bu gaddarları, bulutlar üstünden seyredeceğini' imler...--------------------------- CelleCelahü,- gadre uğrayan masumun -varsa günahı- onu da gaddara yüklerim diyor...---------------------------------- gaddarlık neticesinde aklını yitiren müntehirleri veya intihar etmemiş olsa bile, eceliyle ölmüş c. şehabettin'in oğlu şadıman'ı,iftiraya uğratılarak asılan masum gençleri, kim hatırlar...---------------------------------- herhalde sadece melekler...------------------ Ekleyen : halis kavak | Tarih : 15.10.2010

YÜKSEK ÖKÇELİ ÖKÇESİZ ÖKÇEK’İN NAZIM’IN (MEZAR ) TAŞIYLA/TARLA TAŞIYLA/ŞİİRİYLE;HEM NAZIM’I HEM GAZİ MUSTAFA KEMAL’İ VURMA (GİR)İŞİ (Mİ) YA DA O ŞİİRİN ASLI NEYİ ANLATIYOR! -------------------------------------------------------------------------------------

YÜKSEK ÖKÇELİ ÖKÇESİZ ÖKÇEK’İN NAZIM’IN (MEZAR ) TAŞIYLA/TARLA TAŞIYLA/ŞİİRİYLE;HEM NAZIM’I HEM GAZİ MUSTAFA KEMAL’İ VURMA (GİR)İŞİ (Mİ) YA DA O ŞİİRİN ASLI NEYİ ANLATIYOR! -------------------------------------------------------------------------------------biliyorsunuz iki ekol var: biri yahya (yelekli kahya) ekolü, bir diğeri ise gazi mustafa kemal ekolü…f.r.atay’n ç.kaya’sında (şimdi maalesef gül-enkaya oldu); yelekli kahya’nın ingiliz işgali altındaki kostantinapolis’te istiklal harbine karşı nasıl yan çizdiğini,işgalcilere karşı savaşım veren arkadaşları ing. zabitleri tarafından şehzadebaşında tutuklanıp, sultanahmet cezaevindeki serkomiser osmanlı paşası kürt mustafa’nın işkencehanesindeki rahleyi tedrise arzolunurken, ing. zabitlerinin nazar-ı dikkatini celbetmemek için laleli'nin ara sokakların izini nasıl kaybettirdiğini bilmeyen yoktur.------------------------------------------------------------------------eski türkchede bir noktayla göz kör olurdu;kaz kapitöl’izm’in kâr’ı oluverdi. 28’den önce harf devrimi yapılmadan önce,kaf/kef ve lam ile yazılan bir kelime/sözcük; hem gül hem gel hem kel okunabiliyordu.tut penzilvanya'daki veya sıfırın altı’ndaki uzantılarının (imtidadlarının) perçeminden…--------------------------------------------------------------kemal ama hangi kemal?yüksek ökçeli ökçesiz ökçek, nazım'ı; kemde kendi (mezar)taşıyla/tarla taşıyla/şiiriyle nazı’ım’ı, hem de mustaf ‘a kemal’i vurma girişimi ya da o meşhur şiir neyi anlatıyor, şiiri; burjuvazi'den sonra sehven unutulan/unutturulan virGÜLle birlikte okuyalım:-------------------------------------TRABZON’DA BİR MOTOR AÇILIYOR/SA-HİL-DE-KA-LA-BA-LIK!/MOTORU TAŞLIYORLAR/SON PERDEYE BAŞLIYORLAR!/burjuva,[VirGÜL],,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,kemal’in omzuna binmiş/kemal kumandanın kordonuna/kumandan(bin atlı şen kumandan yahyadır bu kumandan) kahyanın cebine inmiş/kahya adamlarının donuna/ULUyorlar/hav…hav..(da)hakkkk…tü”-------------------------------------------bu şiir gazi mustafa kemal’in; yahya kemal’in (kahya’nın) ceplerine çıtır çerez gibi sığdırılamayacağını anlatır…hepi topu bu…..Şeytan (ökçek) de tabiptir; nazım (melek) de tabiptir….kanser hastasına hem şeytan hem melek kanser tanısı/teşhisi koyar;gelgeldim,iş tedaviye/otamaya(otalamaya değil) gelince işler değişir:ökçek (şeytan) hastayı cehenneme; nazım (melek) cennete götürür….bu kadar aşılmaz geçilmez derin bir fark/uçurum vardır aralarında….BİLİNE !................altmışbirden tavşan yapmaya bir var;maklubunu alıp onaltıdan tavşan yapmaya da on var....neler oluyor hayatta ....hayırdır inşallah.... ha:yır:dır:in:şalla...----------------------ökçesiz ökçek:ipupullah sivri külah;mutfaklarımıza dadanmış şeytan kılığında...kostantinapolisteki altıncı daire nerede mi: şeytan (ökçek)/satan[setın=] aldı götürdü;satamadan getirdi!.....moriyalelelelli yarninanom.....!.....moriyalelelelliyarninanom.............!.....moriyalelelelliyarninanom.........!.....moriyalelelelliyarninanom..........................!.....moriyalelelelliyarninanom................................!.....moriyalelelelliyarninanom...............!.....moriyalelelelliyarninanom...............................!.....moriyalelelelliyarninanom.........................!.....moriyalelelelliyarninanom..........!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!

18 Nisan 2011 Pazartesi

FATİH SULTAN MEHMET HAKKINDA AÇILMIŞ GERGEDAN DAVASIYLA, DİVAN ŞAİRİ AVNİ HAKKINDA AÇILAN HİPOPOTAM DAVASI ARSINDAKİ ŞAŞIRTICI BENZERLİKLER

FATİH SULTAN MEHMET HAKKINDA AÇILMIŞ GERGEDAN DAVASIYLA, DİVAN ŞAİRİ AVNİ HAKKINDA AÇILAN HİPOPOTAM DAVASI ARSINDAKİ ŞAŞIRTICI BENZERLİKLER…------------------------- 1 NUMARALU DAVA:-------------------------------- FATİH SULTAN MEHMET HAKKINDA AÇILMIŞ GERGEDAN DAVASI:------------------------------------------ DAVA KONUSU:fATİH.s.mEHMET’İN YENİÇERİ OĞACI ADLI ULUSLAR ARASI BİR TERÖR ÖRGÜTÜ KURUP AKABİNDE İSTANBUL’U FETHETMESİ…----------------------------------- DAVALILAR:DIŞ MİHRAKLAR VE sadrarazam r. Tipitip pasha;----------- SAVCILAR:KİM VAR KİM YOKSA HERKES…----------------------------------- KANITLAR:F.S.M.’İN MEZARI BOCURGATLARLA AÇILMIŞ VE ATIYLA KOYUN KOYUNA YATAN FATİH’İN VE ATININ KEMİKLERİNE RASTLANMAMIŞ; KİMİN ATI OLDUĞU BELLİ OLMAYAN(!) SAKARYA ADLI BİR ATIN BOYUN KEMİĞİNE RASTLANMIŞTIR------------------------------------. DAVAYA BAKAN MAHkeMENİN HAKİMLERİ: KİM VAR KİM YOKSA HERKES…-------------------------------------- AVUKATLAR: HÖT DEYİNCE İŞTE HÖT DİYEN BAROLAR BİRLİĞİ KORKUSANDAN ÜCRETLİ VEYA ÜCRETSİZ BU DAVAYA AVUKAT GÖREVLENDİREMEMİŞTİR…------------------------- II NUMARALI DAVA:------------------------------------ DİVAN ŞAİRİ AVNİ HAKKINDA AÇILAN HİPOPOTAM DAVASI:---------------- DAVA KONUSU:DİVAN ŞAİRİ AVNİ ÇETİN Mİ ÇETİN BİR KÖŞE YAZARI TARAFINDAN MÜPTEZELLİK/ERZELLİLLE SUÇLANMAKTADIR.BUNA GEREKÇE VE KANIT OLARAK ŞİİRLERİNDEN BİRİNDE ZANGOÇ KELİMESİNE RASTLANMASI GÖSTERİLMEKTEDİR------------------------------------. DAVALILAR:DIŞ MİHRAKLAR VE sadrarazam r. Tipitip pasha,çetin mi çetin makbul köşe yazarı (ve mahdumları);ileri demokrasianını zamane yazarı aklı selim; divanşörlüğü ile övünen palabıyık bir zamane yazarı daha…ilh!------------------------------------------------------------ KANITLAR:F.S.M.’İN MEZARI BOCURGATLARLA AÇILMIŞ VE ATIYLA KOYUN KOYUNA YATAN FATİH’İN VE ATININ KEMİKLERİNE RASTLANMAMIŞ; KİMİN ATI OLDUĞU BELLİ OLMAYAN(!) SAKARYA ADLI BİR ATIN BOYUN KEMİĞİNE RASTLANMIŞTIR.ayrıca avni takma adıyla yazdığı şiirlerde zangoç kelimesine rastlanmıştır.en güçlü kanıt ise,sadrazam r. Tipitip pasha’ın, idda sahibi çetin mi çetin beş köşeli yazarı, ekin (kulTür) bakanlığında devlet töreniyle taltif atmesi---------------------------------------------------------------. DAVAYA BAKAN MAHkeMENİN HAKİMLERİ: KİM VAR KİM YOKSA HERKES…-------------------------------------------------------------------- AVUKATLAR: HÖT DEYİNCE İŞTE HÖT DİYEN BAROLAR BİRLİĞİ KORKUSANDAN ÜCRETLİ VEYA ÜCRETSİZ BU DAVAYA AVUKAT GÖREVLENDİREMEMİŞTİR…-------------------------------------------------- Bir de ne olduğunu anlayamaduğumuz bir dava var:KAFES EYLEM:SİZLİK PLANI… DAVA SONUÇLANMIŞ: BÜTÜN ŞEHZADELER GÜLHANEparkındaki HAYVANAT BAHÇESİNDE KAYDI HAYAT TEŞHİR EDİLECEK…DENMİŞTİR!---------------------------- ************************************************************ SAHİ YUKARIDA ANLATILANLAR GERÇEK Mİ?BİRDENBİRE AKLIMA MUZAFFER İZGÜ’NÜN O GÜZELİM HİKAYESİ GELDİ:fatih!------------------------------------------------------------------------------ Körolası çöpçüler insanlığığımız dahil ne var ne yoksa süpürmüşler.----------------- HAMİŞ ONE:fatihle avni zehirlenerek makbul ve maktul hale getirildikten sonra zincirli kuyu mezarlığına törensiz/kimsesiz olarak defnedilmiştir.cenazelerini kargalar kaldırmıştır… Hamiş T v v O:zehirlenerek öldürülen two (tû)padişaş’ın/şahir’in davası olmaz mı?diyorsunuz; Tv/radio haber skeçleri öyle demiyor ama…….sahi fatih sultan mehmeçi(K) düşünce derneği var mı, yaşadı mı patron….

16 Nisan 2011 Cumartesi

NO COMMENT : “ I AM NO LIVEBODY”

NO COMMENT : “ I AM NOLIVEBODY” [İmkansızın sınırlarını bilfiil zorlamadan; hayattaki imkanların sınırlarını kavrayamaz, kafandaki ve gönlündekini hayata geçiremezsin.] /Divan şairi AVNİ/ yedi alimler hikayesi/beş paralık öykülerden epigraflar: "ez gil sahtend, hub sahtend"/"çamurdan yapmışlar, güzel yapmışlar." *** "konşun pistir,göç kurtar dişin pistir, çek kurtar avradın pistir,boşa kurtar canın pistir,öl kurtar" *** "ruhaniler muta nikahını kıyarken şu duayı okurlar: "matau't tehve nefsibi'n nefsike-kabültü." *** "yetimden kime ne.yetim taştan sağlam olur.burnunun pisliğini yiyip büyüyecek."

14 Nisan 2011 Perşembe

KATIR SADECE SIÇAR, TAVUK YUMURTLAR…

KATIR SADECE SIÇAR, TAVUK YUMURTLAR… baba nasreddin naip, evli olan kızına sual etmiş:--------------- katır yumurtasıyla, tavuk yumurtası arasında ne fark vardır--------kızı cevap vermiş:-----damadına,güvey yumurtasına bak,anlarsın----------katır yumurtladığını iddia eder, yalan söyler, gene de baş tacı yapılır, ortada fol yok, yumurta yoktur halbuki.-----tavuğa gelince, yumurtası kahvaltı sofrasında.-----ah şu gelinler,saçları kadar yumurtlasalar, kimseciklere yaranamazlar--------hulasa yumurtlamayan katırın bokuna katlanmak için sebep yok,ama tavuğun bokuna katlanmak için sebep var:yumurtası ve çorbası. hatta pilavı, ama temcitsiz olacak--------bir de şu altın yumurtlayan katırlardan U.S.A.ndık:ne rafadanı oluyor ne kayısısı….tavuğun yumurtlatılmasındaki keramet, horuzun tavuğun tepesine çıkıp osurmasındadır iddiasına gelince, tavuk çiftliklerinde, kaydı hayat horoz osuru ile tanışmamış tavukların yapayalnız yumurtlamalarına ne demeli, horoz osuruğu görmemiş yumurtaların,kuluçka makinelernde civcivlemelerine ne demeli…----

HAYVAN NE OTLARSA, ONU YUMURTLAR….

HAYVAN NE OTLARSA, ONU YUMURTLAR…. baba nasrettin naip, evli olan oğluna, ördek yumurtasının faydalarından bahsediyor, sevdirmeye çalışıyormuş,yedirmeye çalışıyormuş.----------------------------------------------------------------------------- Bir gün evli olan oğlu, ısrarcı babası nasrettin naipin ısrarlarına dayanamamış patlamış, hem de sıcak soba yüzü görmüş cin misiri gibi patlamış: --baba ben tavuk yumurtasından ölsem vazcaymam-----------------------ördek boklukta eşelenir, yumurtası da bok gibi kokar.------------------tavuğa gelince,o da otlukta otlar, yumurtası da kekik kokar-----------hayvanın suçu yok, hayvan neyi otlarsa, onu yumurtlar----------------baba, sen önce ördeklerini boklukta eşelenmekten kurtar, vazgeçirt,sonrasını konuşuruz---

NASREDDİN HOCA!DAN NASRETTİN NAİP!E ZARFSIZ PULSUZ KAĞITSIZ KALEMSİZ HATTA MASRAFSIZ sanAL BİLUmum MUHTEVALI MEKTUUUUP VAR

FIKRA, NASREDDİN NAİP’İN ELİNDE, FIRKA OLURSA--------------------------------------------------------------------- -NASREDDİN HOCA!DAN NASRETTİN NAİP!E ZARFSIZ PULSUZ KAĞITSIZ KALEMSİZ HATTA MASRAFSIZ BİLUmum MEKTUUUUP VAR….--------------------- [nasreddin naipten 901 numaralı fırka:------------------------------------------------------ birgün nasrettin efendi bir çanağın içine biraz tezek doldurub üzerinede biraz yoğurd kor ve,götürür çarşıda birine satar iken “ağa çok karışdırmayasın ha boku çıkar” der ise de, ol birisi bir şey anlamayıb alır yoğurdu eve götürür:orada bakar ki sahih iş yağnış:çanağı alıp doğru hocaya getirir ve kavgaya başlayınca nasreddin naip gülerek “be herif ben sana demedi’m miki çok karıştırma boku çıkar deyi” demiş.-------------------------------------------------------- nasreddin naipten 99 numaralı fırka:------------------------------------------------------- birgün nasreddin naip yalan şahitlik için mahkemeye gider. Orada nasreddin naipin şehadet edeceği adam “efendim filan adem benim şu kadar buğdayımı çaldı, iştebuğday olduğuna şahidim var” demiş. Kadı “böyle midir”deyince nasreddin naip “evet efendim filan adem bunun arpasını çaldı” der, ol birisi şaşırıb “nasreddin naip yanlış söyledin deyince “be hey adem yalan olduktan soğra ister arpa olsun ister bugday” demiş.------------------------------- nasreddin naipten 69 numaralı fırka:------------------------------------------------------------ birgün nasreddin naip bir kazkızardır valie hedie götürür:yolda gider iken canı istenib kazın bir budunu yer. Vali bakar ki kazın bir budu eksik, hoca naip deyi sual ider: nasreddin naip şaşırıb “efendim kaz dediğin bir ayaklı olur, inanmaz isen işte çeşmenin başında duran kazlara bak.” der.meger çeşmenin başında bir sürü kaz birer ayakların karınlerine çekib bir ayak üzerinde dururlar imiş: bunun üzerine vali emr iderdavulzenlerine kihepiniz birden vurun davullara deyi: kazlar bu patırtıdan korkub iki ayaklı olub başlarlar –dört kollu tabuta binmiş gibisine-kaçmaya:ol AKI AK ALNI PAK pasha kazları gösterib “bak bir ayaklı’mı imişler” deyince, nasrettin naip GÜLerek “efendim o çomağı sen ysen idi, dört ayaklı olur idin” demiş.------------------------------------------------------------------------------------------------- nasreddin hoca!dan sıfır numaralı fıkraa:--------------------------------------------- AK’sak TİmuR’a hedie götürmek, nasreddin nAiPte, karşı konulmaz bir arzuuuuYA DÖNÜŞMÜŞ. bahçesindeki en büyük ekmek ayvalarını ağacdan kopardıb sepete doldurub yola koyulmuş. Yolda bir konşusuna rast gelmiş, konşusu sormuş,”nasreddin naip böyle nereye”,nasreddin naip “aksak timur’a bir sepet ayvayı hedie götürüyorum deyince, konşusu “ben olsam bi sepet incir götürürdüm deyince,nasrettin naip,eve dönüp ayva sepetini bırakıb, incir sepetini KAPTIĞI GİBİ yollara düşmüş, nihayet bi sepet kara inciri aksak timur’a arz etmiş.timur başlamış incirleri yemeye. Timur kara inciriN BİRİNİ yiyib, ödekini nasrettin naipin KELLESİNEe atEyor imiş. Nasrettin naipin kafasına her attığı incirde, nasreddin naip “yarabbi şükür” diyor imiş.timur, ben senin kafana incir atıyorum, sen durmadan şükrediyorsun,neden diye sorunca, nasreddin naip,” ben size bir sepet ayva getirmeye niyetliydim amma, son anda cayub kara incir getirdim” demiş.]---------------------------------------

12 Nisan 2011 Salı

KALOSKAGATHOS

KALOSKAGATHOS----------------------------------------------------------------------------------------------- -dar v v in’in kulakları çınlasın,onun bile bu kahrolasıca POSTMODERN dünyada olup bitenler karşısında kemikleri sızlamıştır, hatta mezarında kahrından ters dönmüştür--------------------------------------------------- Centilmenlikle cilalanmış ultra faşizmin temelleri Herotod’la komedi yazarı Aristofanes’e kadar dayanıyor; sokratla eflatu’ nun devlet’inde doruk noktasına ulaşıyor.-------------------------------------------------------- Hitler,elinde cetvelle kafatası ölçerdi, bunun adı, yerküreden silinesice nazizm, nasyonal sosyalizm,faşizmdi.----------------------------------------------------------------------------------------------------- Modern zamanların filozofları ve felsefecileri de, insanların zekâ yaşını meşum maksatlarla ölçüp biçmek için, Hitler’in elindeki kafatası cetvelini kapıp, abidik kubidik sorularla, kafalarımızın içine şeytan tüyünden kalemlerini tıpkı bir kılıç gibi sokuyorlar:Bunun adı da postmodern ultra faşizm…------------------------------------------------------------------------------------------------ Yetenekli şairler, şiiri bırakınca eleştirmen; üstün zekâlı centilmen diktatörler, iktidarı bırakınca, ressam oluyorlar…------------------------------------------------------------------------------------------ Dünya şimdilerde kaç Ff’ile çekip çevriliyor. fFranko Zzaman’ında 3 fF ile çekip çevriliyordu.------------------------------------------------- Bu meşum 3Ff’ye, filozoflarla felsefecilerin fF’ leri eklendi desenize…---------------------------------------------------------------- Ah kahpe felek, filozoflar ve felsefeciler; mazlum insanların kafalarının içini, meşum zekâ testleriyle, kavun koklar gibi kokluyorlar.-------------------------------------------------------------------------- Ufunet, kafalarının içi zeka testleriyle ZORLA ölçülenlerden değil, zeka testlerini hazırlayan filozofların ve felsefecilerin çürük patatesten farksız ELİT beyinlerinden/beyin takımlarından geliyor:Adı da global beyin fırtınası! Globalizmin karşısında esas duruşunu bozanların vay haline!------------------------------------------------------------------------------------------------------------------ Hatta Veyl…veyl…veyl…------------------------------------------------------------------------------------------- Benden söylemesi…----------------------------------------------------------------------------------------------------- Melon şapkalılarla kepliler birbirine karıştı ARTIK.----------------------------------------------------------------------------------------- KALOSKAGATHOS: Karıncanın belini incitmedeN, karıncanın ırzına geçilmesidir; sivil militer, hep beraber, TOPYEKUN yürüyüŞ kararı saYmaya RAZI olmaktır:------------------------------------------------------- -S A y ! BENİ;SAYAYIM SENİ… dünyası bu dünya ARTIK!----------------------------------------------------------------------------------------------------- yazık, çok YAZIK……………………………..

6 Nisan 2011 Çarşamba

DREDGE

İNTİHAB ya da DREDGE -her seçimde göt’ürü usulde vergi ödettirilen seçimler hk.’da-------------------------------------------- mECELle hukukunda da cümhuriyet hukukunda da, resmi nikahlı karı-koca’nın tek celsede boşanmasına yol açan tek bir sebep vardır: onun adı da şiddetli geçimsizliktir------------------------------------------------------. Halk arasında şiddetli geçimsizliğin tarifi: Ak’ıyla göt’ünü karıştırmaktır.----------------------------------------------------------------------------------------- Gül’ünü( Ak’ını) seve seve koklatan, gelgeldim, menekşesini(göt’ünü) koklatmak istemeyen kadın; yargıç/hakim/kadı/naip/ karşısında, pabucunu ters çevirir,tek celsede boşanır…-------------------------------------------------- Gelgeldim, seçmenlerle seçilenler arasındaki şiddetli geçimsizlik ne kadar aratarsa artsın, seçmenlerle seçilenleri tek celsede boşatacak bir hukuk, henüz en gelişmiş demokrasialar da bile yok…----------------------------------------- Seçilenlenlerin, seçilme süreleri dolana kadar, KORUk helva oluyor da, menekşeyi bir defa koklattı mı, koklattığın menekşe bir daha yerine gelmiyor!------------------------------------------------------------------------ Tevekelli değil, intihab(seçim); hem dalavere hem de seçme anlamına geliyor…----------------------------------------------------------------------------- Bir ülkede,rejiminizin adını ne koyarsanız koyun,ters çevrilen pabuçlar, dama atılan pabuçlardan çoksa, vay ordakilerin haline…-------------------------------------------------------------------------------------------------- hamiş: dredge (drec), ingilizcede şu anlamlara geliyor:istiridye tırmığı--------(ip)üzerine un serpmek; tırmık ile istiridye çıkarmak...ilh ! efraim soğaç