26 Kasım 2010 Cuma
ŞiiR ARTIK ‘MAHUR BESTE’DEĞİL,-'MAĞDUR BESTE' DİR
ŞiiR ARTIK ‘MAHUR BESTE’DEĞİL,-'MAĞDUR BESTE' DİR
-Cemil Meriç için-
Gogol’ün nefis hikâyesindeki İvan İvanoviç (ve öteki kör İvan İvanoviç )- bensem,- ilham da İvan Nikiforoviç'tir…
Şiirin davası, ne ağır cezada ne asliye hukukta ne de istinat mahkemelerinde görülür…
Neyzen Tevfikçe söylersek,-Şiirin ‘Âzâb-ı Mukaddesi’, madem ki ‘Hiç’tir:
Şiir mi daha içlidir, ‘Hiç’ mi…
Biliriz ki,-mukaddesatla mukadderat asla örtüşmez..
Şiirin ‘testi’ olmadığını ilk kavrayan Cemil Meriç'tir:
Şiirin ‘püf noktasını’ bilen/söyleyen/yazan,-şimdiye kadar asla olmadı ve bundan sonra da asla olmayacak…
Doğrudur: Şiir için, zaman ve zemin bir araya asla gelmez….
İlhamın biricik erinci belki de şudur: ‘Bir noktayla göz kör olur!’…
Tanpınar’ın ‘mağdur beste’sini, hanende/ sazande yazarlar bilir:Abdülmecit, mızıkayı hümayunun başına, zurnazen Vay Belim Ahmet Paşayı getirerek, nasıl pişman olduysa; şiirin başına da İlham perisini getirenler, öyle pişman oldu…
Gündelik hayatta cereyan edenler, ‘Dr. Caligar’in Muhaynehanesi’nden daha dehşetengiz…
Şiir artık denize attığımız taş değildir, taşa çaldığımız denizlerdir…
Şiir artık ‘mahur beste değil,-mağdur beste’dir…
'Bu ülke'deki şiir,-ülkemizde niye yok,ey Cemil Meriç:
O güzelim gözlerin, karanlığı bir sünger gibi emerken gözlerin söndü amma,- kalbin ve aklın bir yıldız gibi gecelerde büyüdü...
Büyülü yıldızlar büyürken,-payımıza düşen bir şiir serpintisi de yok mu...
EFRAİM SOĞAÇ
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder