5 Ocak 2018 Cuma

RÜVEYHA

kim bu ters tarafından kalkıp
Seher yelinden önce
kuşluk çorbasını kaşıklayan,  

Varoluşun Görünmez Ustası’- mı,
- birkaç çivi düşürüp heyûlasından
ıssızlığın kuşlarını rüzgâra mıhlayan

gül açsa  da solsa da….
acıyı andıran bir letâfet
âdâb-ı uzlet  Var’dır
Hafız’ın kabrindeki Seher’de…

-bunu bilelim,- ve geçelim, …

-pekiyi  bu nasıl idam bu nasıl âhenk,
-‘yelekli Yahya’ yanıldı mı ne…
öldüm işte beni siz öldürdünüz…
zambaklar açtı göğsümde…
serviler güller lâleler değil…

mazlûm ve masûm  
tepeden tırnağa  derunî,

-ölü de değilim şimdi
          diri de….


1 yorum: