RÜVEYHA
kim bu ters tarafından kalkıp
Seher yelinden önce
kuşluk çorbasını kaşıklayan,
Varoluşun Görünmez Ustası’- mı,
- birkaç çivi düşürüp heyûlasından
ıssızlığın kuşlarını rüzgâra mıhlayan
gül açsa da solsa da….
acıyı andıran bir letâfet
âdâb-ı uzlet Var’dır
Hafız’ın kabrindeki Seher’de…
-bunu bilelim,- ve geçelim, …
-pekiyi bu nasıl idam bu nasıl âhenk,
-‘yelekli Yahya’ yanıldı mı ne…
öldüm işte beni siz öldürdünüz…
zambaklar açtı göğsümde…
serviler güller lâleler değil…
mazlûm ve masûm
tepeden tırnağa derunî,
-ölü de değilim şimdi
diri de….
Bu yorum yazar tarafından silindi.
YanıtlaSil